ANKARA (DİHA) - Türkiye’de “İşkenceye sıfır tolerans” söylemlerine rağmen cezaevlerinde, gözaltında ve sokak ortasında işkence ve kötü muamele devam ediyor. Bu yılın ilk 10 ayında yaşanan işkence ve kötü muameleden dolayı 31 kişi yaşamını yitirirken, insan hakları savunucuları bölgede yaşanan olayların giderek şiddetini arttırdığına dikkat çekti.Geçmiş yıllarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) yüzlerce işkence mağdurunun şikayeti üzerine açılan davada mahkum edilen Türkiye’de işkence ve kötü muamelenin ardı arkası kesilmiyor. AKP’nin “sıfır tolerans” dediği işkence, cezaevi ve gözaltının ötesinde sokaklara taştı. Kürt sorunun çözümsüzlüğü nedeniyle Haziran 2004 tarihinde yeniden yoğunlaşan çatışmalar ile birlikte insan hakları ihlalleri ve işkence olaylarında artış yaşanıyor. AKP iktidarı, artan işkence olayları ve hak ihlallerine rağmen “işkenceye sıfır tolerans” söylemini sürdürmeye devam ediyor. İnsan hakları örgütlerinin hazırladığı raporlara göre; 2008′in ilk on ayında 31 kişi yaşamını yitirirken, bu olayların büyük bölümünün işkence nedeniyle meydana geldiği belirtiliyor.
‘Olaylarla ilgisi olmayan çocuklar bile işkence görüyor’
İHD Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın, işkence vakalarının artık sokağa taşındığını belirterek, bölgede yaşanan çatışmalarla ve toplumsal olaylarla ve öncesinde çıkarılan PVSK ile birlikte polislerin hem göstericilere hem de muhalif kesimlere yönelik baskılarını giderek arttığını söyledi. Yaşanan hak ihlalleri ile birlikte insan hakları çalışmasının önümüzdeki günlerde yoğunluk kazanacağını ifade eden Aydın, İHD’nin bu konuda üzerine düşen görevi yaptığını söyledi. Savaştan rant elde etmek isteyenlerin hak ihlallerinin artmasına neden olduğunu söyleyen Aydın, “Çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet geçen yıl Newroz olaylarıyla birlikte ortaya çıktı. Son dönemde özellikle en ufak bir basın açıklamasında polislerin sert müdahalesine maruz kalınıyor. Polislerin güç kullanarak çocuklara ve kadınlara yönelmesi yaşanıyor. Son bir haftadır da Öcalan’ın fiziki saldırıya maruz kaldığına yönelik ortaya çıkan eylemselliklerde de polisin sert tutumu ortaya çıkıyor. Hiçbir gösteriyle mitingle alakası olmayan 12 ve 9 yaşlarındaki çocuklar bile sadece Kürt kimliğini taşımasından dolayı şiddete ve işkenceye maruz kalıyor” diye konuştu.
‘Çocuklar bir kaosun içine atılıyor’
İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, insan hakları açısından daha fazla mücadele edilmesi gereken bir döneme girdiklerini kaydederek, hala Anayasa’da birçok insan hakkının kısıtlanmış durumda olduğunu söyledi. Eşitlik ve düşünce özgürlüğü bağlamında kısıtlamaların halen devam ettiğine dikkat çeken Yoleri, Anayasa’nın değiştirilmesi için mücadele edilmesi gerektiğine işaret ederek, insan hakları savunucularının bütün hak ihlallerinin yanında yer alması gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’nin sürekli ihlallerin yaşandığı bir ülke boyutuna geldiğini söyleyen Yoleri, “Bugün yine bir hak ihlali ile karşı karşıyayız. Kürt sorunun artık gün yüzüne çıktı ve bu yüzden hak ihlallerinde artış yaşanıyor. Büyük ve küçük fark etmeksizin kişi güvenliği, özgürlüğü ya da yaşam hakkına yönelmiş her türlü ihlali ortadan kaldırmak için çalışıyoruz. Çocuklara işkence yapılması daha fazla tepkimizi çekiyor çünkü çocukların korunmaya ihtiyaçları varken, bu tür şiddete maruz kalmaları çocukları bir kaosun içine atıyor” dedi.
‘Türkiye eski günlerine mi dönüyor?’
İHD Bingöl Şube Başkanı Nihat Aksoy ise Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini ve bölgede yaşananlarının kaygı verici olduğunu belirterek, bütün hesapların bölgede yapılacak olan yerel seçimlere bağladı. Geçen yıl hazırlanan Anayasa taslağı ile yeni bir Anayasa’nın Türkiye kamuoyuna duyurulduğunu ancak bunun gerçekleştirilmediğini ifade eden Aksoy, şunları ifade etti:
“82 Anayasası’nın yıldönümü yaklaşırken insanların halen eski faşizan bir zihniyetin ürünü olan bir anayasa ile idare edilmesi son derece kaygı vericidir. Son dönemlerde polislerin uyguladığı tepki son derece acımasız ve kaygı vericidir. Engin Çeber olayında olduğu gibi yapılan işkence uygulamaları acaba Türkiye eski günlerine geri mi dönüyor sorularını hatırlatıyor.”
‘Türkiye’de insanlar kurşunlanıyor’
İHD İzmir Şube Yöneticisi Av. Canan Uçar, Kürt illerinin sokaklarında insanların kurşunlandığını ve halkın üzerine, evlerine, işyerlerine baskıların yapıldığını dile getirerek, Türkiye’nin diğer illerinde de sokak ortasında da arabalarında ve motosikletlerinin üzerinde polisler tarafından kurşunlandığını söyledi. Türkiye’de çelişkilerin çok daha fazla derinleştiği ve sıkıntıların çok daha fazla keskinleştiği bir sürece girdiğini öne süren Uçar, Türkiye’nin Kürt sorunu nedeniyle birçok önemli talepleri ertelediğini söyledi. Kürt meselesinin Kürtlerin gözüyle görmeden ve anlamadan hiçbir insan hakları sorunun çözülemeyeceğini savunan Uçar, Kürtlerin bugüne kadar yaptığı itirazların insan hakları savunucularının kendilerine ve kendi içlerine bakmalarını sağladığını belirtti.
‘İşkence yapılanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak’
İHD Mersin Şube Başkanı M. Mehmet Söylemez ise çocuklara yapılan işkencelerin dozunun arttığını ileri sürerek, gözaltının işkence de ciddi artışların yaşandığına dikkat çekti. İşkence yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını kaydeden Söylemez, İHD’nin önümüzdeki dönem taleplerini de “İHD’nin Türkiye de tüm sorunların çözümden yana bir kurumdur. Kürt sorunun demokratik barışçıl çözümünden yanadır. Yeni dönemde yeni bir demokratik anayasanın hazırlanması ve Kürt sorunun acilen çözülmesi gerektiği inancındayız” diye belirtti.
‘Sorunun çözümü için bölgeye barış yürüyüşü yapalım’
İHD’nin yeni döneminde ilk olarak Kürt sorununu gündeme alması gerektiğini savunan İHD Tarsus Şube Yöneticisi Muazzez Araç, Kürt sorununu gündeme almak için bölgeye barış yürüyüşü gerçekleştirilmesi önerisini getirdi. Araç, “Çocuklar kendileri istediği için bu eylemleri gerçekleştiriyorlar, içlerinden geldiği gibi davranıyorlar. Hiçbir anne baba bu çocukları alanlara dökmüyordur. Karakollarda ve sokaklarda şiddetin dozu artıyor. Buradan hükümete sesleniyorum. Barışın eli havada kalmasın çünkü bu ülkeye barış gelmediği zaman hiçbir şey gelmeyecektir” dedi.





“Bu yılın ilk 10 ayın kötü muamele bilançosu: 31 ölü” için 0 Yorum yapılmış.